THK Genel Başkanı Kürşat Atılgan'ın Türk Hava Kurumu Üniversitesi 2017-2018 Akademik Yılı Mezuniyet Töreninde ki Konuşması

Sevgili Rektör, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfının çok değerli Başkanı, çok değerli aileler hanımefendiler beyefendiler, üniversitemizden mezun olacak sevgili gençler, hepiniz bu mutlu günümüze hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Değerli gençler bir ülkenin umudunun ve varoluş iddiasının devamı için mutlak kurumlara ihtiyaç vardır. Ülkemizde bu kurumların en önemlisi en hayatisi Cumhuriyettir. Bu ülkenin Cumhuriyeti, kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyettir. 200 yıllık, 250 yıllık Türk milletinin, çaresizliğin çaresi Cumhuriyettir. Bu Cumhuriyet, Türk milletine Türk milletinin yurttaşlarına her alanda eşitlik ve adalet getirmek için var olmuştur. Bunu ne kadar gerçekleştirdik tartışılır ama amacımız ve hedefimiz budur. Cumhuriyet sayesinde Türk insanı birey olmuştur Türk insanı insan olmuştur.

Türk insanını büyük bir zilletten, büyük bir felaketten kurtaran bu cumhuriyetin kurucusu büyük önder, büyük insan, büyük asker, büyük siyaset adamı, çağların ötesindeki lider Mustafa Kemal Atatürk’tür. Herkesin umutsuzluğa düştüğü bir anda Türk milleti için kurtuluşun Amerikan mandası mı? Fransız mandası mı? İngiliz mandası mı? tartışmaları yapılırken ‘’Türk milletini bu milletin azim ve iradesi kurtaracak’’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’tür. İşte, bu Büyük Önder cumhuriyeti kurduktan 15 ay sonra, 15 ay 15 gün sonra Türk havacılığının önemli bir kurumu olan, çok önemli bir kurum olan Türk Hava Kurumunu kurmuştur.

“İstikbal göklerdedir.” sloganıyla Türk Hava Kurumu’nun amacı gelişmekte olan havacılığı Türk Milleti içinde yaygınlaştırmak ve havacı bir nesil yetiştirmektir. Ve gerçekten de Türk Hava Kurumu kurulduğu günden bugüne kadar çok büyük işler yapmıştır ve bu işlerin en büyüğü en büyük işlerden birisi Türk Hava Kurumu Üniversitesi’dir.

Sevgili gençler, değerli gençler, geleceğimizin teminatı gençler,

Türk Hava Kurumu, dünyada ilklerin öncüsü olmuş bir kurumdur. Dünya Hava Oyunları’nın birincisini 1997 yılında Türk Hava Kurumu gerçekleştirmiştir. Olimpiyatlardan sonraki en meşhur oyunlardır ve o oyunlardan sonra ülkemiz ekonomisine her yıl kazandırdığımız yamaç paraşütü ve balon turizmi ile 150 milyon dolarlık katkı sağlanmaktadır. İşte bunun ikincisi olan, 5’inci Dünya Hava Oyunlarını da, 2020’de gerçekleştirmek üzere yeniden Türk Hava Kurumu kazanmıştır. 2020’de bu faaliyetle turizm alanındaki havacılık faaliyetlerimizi yoğun olarak arttıracağız. Ve 150 milyon dolarlık ekonomiye olan katkıyı, belki çok büyük boyutlara ulaştıracak yeni alanlar tahsis edeceğiz. Bu faaliyetleri yürütürken en prestijli faaliyet olan, tarihimizde iki kez almamıza sebep olan Dünya Hava Oyunları Türk Hava Kurumu Üniversitesi’ni kurmamıza sebep olan şeyle aynıdır. Çünkü; kurucumuz olan Mustafa Kemal ATATÜRK çok büyük bir vizyonla bu kurumu kurmuştu. Dünyada hiçbir örneği olmayan, Dünya Havacılık Federasyonu’nun bütün üyeleri kadar büyük bir kurum olan Türk Hava Kurumu, 1997’deki o dünya hava oyunlarını organize edecek tek kurumdu. Bugün pek çok ülke olmasına rağmen yine bu görev Türk Hava Kurumu’na düşmüştür.

Tarihimiz boyunca biriktirdiğimiz tecrübeyi zamanı geldiğinde uçuş okuluna, oradan akademiye, oradan üniversiteye aktardık. İnşallah çok daha güzel günler, çok daha şanslı günler bizleri, Türk Hava Kurumu’nu, Türk Hava Kurumu Üniversitesi’ni bekliyor. Türk kültürünün temeli, aslını unutmamayı esas kabul eder. Söylediklerimden çıkarılmasını beklediğim şey şu: 1925’te atılan tohum bugün nerelere budaklandı. İşte aynı şekilde, 2012 yılında toprağa bıraktığımız ve bugünlerde büyük bir memnuniyetle yeşerip gelişmeye başladığını gördüğümüz THK Üniversitesi bu ülkenin geleceğinde en önemli eğitim kurumlarından biri olacaktır inşallah.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlerin önüne koyduğu muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma hedefidir hedefimiz. İçinde bulunduğumuz asır büyük kaosların, büyük zıtlıkların, büyük adaletsizliklerin asrı. Geçmişi bin yıllara dayanan Türk Milletinin ayırt edici özelliği her durumda adaleti tesise gayret etmesi ve mazluma arka çıkmasıdır. Caydırıcılığın en büyük devletler gücüne dönüştüğü günümüzde havacılık, devletlerin can damarıdır, en caydırıcı güçtür. THK olarak büyük önem verdiğimiz sportif havacılık, havacılığın kalbi, THK Üniversitesi de havacılığın beynidir. Kalp ve beyin uyumundan yepyeni bir sentez çıkaracağız. Buna imkânımız vardır ve buna mecburuz. Bununla birlikte Türk Milleti’nin seçkin mensuplarından beklediği şey, kendisini muasır medeniyetler mertebesinde gören milletlerden farklıdır. Bizim varoluş gayemizle onlarınki birbirine tam olarak uymaz. İşte bu sebepten, insanlık için daha üstün olan bizdeki hasletleri bütün Dünyaya duyurmalıyız. Bu da ilerlemekle, güçlü devlet olmakla mümkündür. Ancak ilerlerken özümüzü kaybetmeyeceğiz.

Bu yıl sizlere iki olay anlatacağım. Böylece siz değerli gençlere vermek istediğim, murat ettiğim mesajı umarım daha net anlarsınız.

New York’taki Manhattan Adası zamanında kızıldereli kabilesine aitti. Beyaz adam burayı satın almak istedi. 1820’de Manhattan Adası’na 20 dolar teklif etti. Toprağın satılamaz bir şey olduğunu, toprağın ana olduğunu, tıpkı insanlar gibi doğurduğunu bilen kızıldereliler kabul etmediler. Beyaz adam bin bir oyunla ve kızılderelilerin soyunu kurutma pahasına Manhattan’ı ele geçirdi. Bundan yüz yıl sonra Manhattan’da nasıl büyük bir medeniyet inşa ettiklerini anlatmak için kızıldereli şeflerini bir yaz günü Manhattan’a davet ettiler. Şefler, yüzlerce iş makinasının çıkardığı gürültü ve yüzbinlerce insan uğultusu arasında bir otobüste seyahat ederken içlerindeki şaman bir kızıldereli, çekirge sesi duyduğunu söyler. Çünkü kızıldereliler burada yaşarken Manhattan’da büyük ormanlar varmış ve ağustos böcekleri yaz boyunca ıslık çalarmış. Beyaz adamlar şefin hayal gördüğünü düşünür ve Manhattan’da ağustos böceği olma ihtimalinin sıfır olduğunu söylerler. Şaman otobüsü durdurur beş yüz metre uzaktaki bir ağacın altına kadar yürür ve ağacın dalındaki ağustos böceğini beyaz adama gösterir. Beyaz adam şamanın bir ermiş olduğunu, doğaüstü güçlere sahip bulunduğunu söyler. Alakası yok der şaman cebinden elli sent çıkarır sokakta yürüyen insanların arasına yuvarlar. Herkes çıkan metalik sese kulak kabartıp, ceplerini kontrol eder ve paranın kendilerinden düşüp düşmediğini anlamaya çalışır. İşte der şaman, herkes kendi ilgi alanındaki sese kulak kabartır.

İkinci olay ise şudur; okullarda hepinizin öğrendiği maddenin sakınımı diye bir kimya yasası vardır. Bu yasayı ünlü Fransız Kimyacı Antoine-Laurent de Lavoisierbulmuştur. Lavoisier tarihin yetiştirdiği en büyük bilim adamlarından biridir. Ünü, ilimi ve hayatı farklı algılamasından kaynaklanır. Fransız ihtilalinden hemen sonra aynı kaderi paylaşan binlerce Fransız aydını gibi giyotinle başı kesilerek öldürülmüştür. Sebebi ihtilalcileri değil imparatorluğu desteklemesidir. Lavoisier son anlarını benzer bir suçla hücrede bulunan ve beynin fonksiyonu üzerine çalışan matematikçi bir arkadaşı ile geçirir. Bu esnada kitap okumaktadır. Matematikçi arkadaşının çalışma konusu insan öldükten sonra beynin çalışmasının durup durmadığı üzerinedir. Bir ülkenin umudunun ve varoluş iddiasının devamı için bu tür deneyler ve bilim adamlarına ihtiyaç vardır. Giyotin için geldiklerinde kaldığı yeri unutmamak için kitabın sayfalarının arasına bir ayraç koyar. Matematikçi arkadaşına ‘’hayat kesintisiz bir yolculuktur, kaldığım yerden bir başkası devam edecektir’’ der ve ekler ‘’kellemi giyotine vurduktan sonra başım sepete düştüğünde dikkatle gözlerime bak, şayet iki kez gözlerimi kırparsam kafa kesildikten sonra da beynim çalışmaya devam ediyor demektir.’’ Ölümünde bile bilimsel bir yarar sağlamak istemektedir. Lavoisier’in boynu vurulduktan sonra kafası sepete düşer, matematikçiyle göz göze gelir ve iki kez gülümseyerek gözlerini kırpar.

Sevgili gençler Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘’Cumhuriyet sizden vicdanı hür, ilmi hür nesiller bekliyor.’’ Hayatta en hakiki mürşitin ilim olduğunu söyleyen Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde bir ülkenin geleceğini kızıldereli şamanın duygusu ile Lavoisier’in bilime olan inancı ile ve Mustafa Kemal’in bu devleti kurarken koymuş olduğu ilkelerle ilerletmemiz mümkündür. Onun dışında ki her türlü saplantılar, onun dışında ki her türlü ideolojiler yalandır, palavradır.

Yolunuz, istikbaliniz, bahtınız açık olsun. Beyniniz özgür olsun. Hiçbir şey beyninizi esir almasın. Her türlü ideolojik yaklaşmadan uzak olsun. Gönlünüz ve kalbiniz vatan sevgisiyle dolu olsun. Allah’a emanet olun.

IMG 4902

Okunma 134 defa Son Düzenlenme Salı, 03 Temmuz 2018 15:22
Copyright © 2018 THK. All Rights Reserved. Designed by www.thk.org.tr