THK Genel Başkanı Kürşat Atılgan'ın THK'nın 93'üncü Kuruluş Yıldönümü Konuşması

Kıymetli davetliler, değerli hazirun,

Ülkemiz harpte. Vatanımız tehdit altında. Cumhuriyetten sonraki en kritik dönemden geçiyoruz. Allah yardımcımız olsun. Zalime fırsat vermesin. Karşımızda ejderhadan büyük, kuduz canavarlar var. Dost nerde düşman kim belli değil. Şehit veriyoruz, gazilerimiz var. Allah, kenetlenmiş milletimize feraset ve sabır, askerlerimize zafer, yöneticilerimize sebat ve basiret versin.

27972104 1552060051557654 3738387525237138481 n

Doksan üç yılın sonunda ülkemizin her yanına yayılan kursları, hizmetleri ve gönüllüleriyle var olan Türk Hava Kurumunu kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e; başlangıcından bugüne miktarına bakmaksızın Türk Hava Kurumu yapısında bir tuğladan bir binaya kadar yardımı ve emeği olan bağışçılarımıza; ‘istikbal göklerdedir’ şiarıyla durmadan çalışan genel merkez ve şube yöneticilerimize ve bizleri hiçbir zaman çaresiz bırakmayan yüce Türk Milletine yürekten teşekkür ediyorum. Bedenen aramızdan ayrılanların ruhları şad olsun -ki ruhları halen ve her zaman aramızda yaşamaya devam edeceklerdir.

Bu bir araya gelmelerimiz olan biteni birbirimizle paylaşmamız, akıl danışmamız açısından çok faydalı oluyor. Zorlu süreçlerden geçtiğimiz hepinizin malumu... İki seneyi aşkın bir süredir THK’nın meselelerine çözüm bulabilmek, aksayan yanlarımızı tahkim etmek için çalışıyoruz. Aşk ile, yılmadan, yorulmadan… Bu süre zarfında en büyük memnuniyetim şu oldu: Başta THK camiası olmak üzere, Devletimizin yöneticilerinden ve kurumlarından sürekli destek gördük. Büyük kumpaslara maruz kaldık. THK içinde barınmasına asla müsamaha göstermeyeceğimiz ahlaksızlıklara haddini bildirdik. Bunlardan bazıları, THK’nın varlıklarına vampirler gibi dadanan bazılarıyla işbirliği yaptı. Yanlarına sözde gazeteciler de takarak şahsım ve birlikte çalıştığım arkadaşlarım hakkında yasadışı terör örgütü üyesi olduğumuz iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundular. Bu durum bizleri Kurumumuzun dertleriyle uğraşmaktan kısa bir süre de olsa alıkoydu. İhanet ve dalalet içince olan saldırganlar, hesaplarına hareket ettiği sahipleriyle bizleri bulunduğumuz sorumluluk mevkilerinden göndermek istediler. Havlu atarsak kötü emellerini gerçekleştirebileceklerdi.   Mücadele ettik, sabrettik, Allah yardım etti. Sonunda elebaşları ve tetikçi gazetecileri hapsi boyladı. Suçlandıkları şey, örgütlü dolandırıcılık ve sahtekârlık... Bize de yaşasın adalet demek kaldı.

27858602 1552060394890953 2949718869009103398 n

Ben başından beri Akif’in sözüne inandım:

‘Allah’a dayan, saye sarıl, hikmete ram ol

Yol varsa budur,, ben bilmiyorum başka çıkar yol.’

Sonunda iyice iman ettik ki THK mübarek bir yer ve Allah’ın yardımı bu çatı altında gayretle çalışanların üzerindeymiş.

Atatürk, Cumhuriyetin 10. Yılındaki nutkunda ‘az zamanda çok ve büyük işler yaptık’ diyor. Biz de onun yaptıklarıyla kıyas götürmese de bu sözün izindeyiz. Görevdeki ilk yılımız meseleleri ve THK’nın aldığı hasarın boyutunu tespit etmekle geçti. ‘Geçmişi kötüleyenler iş yapamaz’ şiarına inanmış insanlarız. Ama geçmişi bilmeyen de bu günü anlayamıyor. 2 yıl evvel Türk Hava Kurumu, Bakara süresinin 103. Ayetindeki gibi uçurumun kenarında idi. Tüm otoriteleri yozlaşmış, nerden tutsanız elinizde kalacak zayıf, hastalıklı bir hale düşürülmüştü. Yılmadık, korkmadık.

En başta otoritenin tekliğini ve bu otoritenin kayıtsız şartsız Türk Hava Kurumu olduğunu gösterdik ve uyguladık. Bugün bütün yapılarımız THK çatısı altındaki birimlerce yönetiliyor. Hiçbir bağlımızın kendi başına karar alma veya ödeme yapma yetkisi yok. Ancak birçok kademeden geçen talepler THK Başkanının onayına sunulabiliyor. Üstelik çağın gereği elektronik sistemleri devreye soktuğumuz için eskiye göre çok daha hızlı ve verimli hareket ediyor, karar alıyoruz.

Başladığımızda müthiş bir verimsizlik, yozlaşma ve korkunç boyutlara ulaşmış fazla mesai ücretleri vardı. Personelimizin kendine çeki düzen vermesini sağladık. Sayıyı daha verimli çalışabileceğimiz seviyeye çektik. İki yıl sonra sürekli zarar eden ve sportif amatör faaliyetleri çok zayıf olan 50 şubeyi kapattık ve yerlerine daha verimli olacaklarına inanacağımız yeni şubeler açıyoruz. Yeni şube açılışlarında en başta bir usul belirledik. Ancak yetkinliğine inandığımız taliplilerin, 2 yıllık ofis kiralarını ve sayman maaşlarını ödemeleri kaydıyla başvurularını kabul ettik. Böylece 20’den fazla Şubemiz oldu.

Fitre zekât ve kurban derisi gelirlerimiz beklediğimiz seviyede olmasa da artış gösterdi. Artmamasındaki yegâne sebep, yönetimin yaptıklarından memnun olmayan şer cephesinin THK hakkındaki tezviratları ve geçmişin zararlı etkilerinin basında yer alıyor olmaya devam etmesiydi. Eminim ki THK iyi ve hayırlı işlerle anıldığında yüce gönüllü milletimizin bize teveccühü artacak ve bu durum gelirlerimizin artmasına sebep olacaktır. Ayette buyurulduğu gibi ’ bir topluluk kendini bozmadıkça, Allah onların durumunu değiştirmez.’ Bozulanın büyük kısmını yaptık, durumumuz değişti ve inşallah daha da değişecek.

Kamu kaynaklarından istifade etmek için yaptığımız kanun başvurusu sonuçlanmadı. Sonucun olumsuz olma ihtimaline binaen kendi göbeğimizi kendimiz kesme kararı aldık ve o yolda çok şükür başarı ve umutla yürüyoruz.

Borçlarımız belimizi bükmüş durumdaydı ve yönetilemez haldeydi. En başta kredileri ele aldık. Yeniden yapılandırdık ve bankaların üst yönetimiyle konuşarak maliyetlerinin çoğunu piyasa şartlarının altına çektik. Bu yeterli mi, tabii ki değil. THK’ya en büyük zarar bankalardan kredi çekerek verildi. Bugün ilk hedefimiz faizden, yani banka borçlarından kurtulmaktır. Desteğiniz ve Allah’ın yardımı ile bu beladan kurtulacağız inşallah.

Geçmişten gelen piyasa borçlarında ciddi indirimler aldık. Çok büyük kısmını kapattık. Tedarik ve lojistik sistemimizi yeni baştan düzenledik. Satın almakta olduğumuz yakıt, yedek parça ve bakım hizmetlerinde ilave çok büyük indirimler aldık. Mesela bu indirim yakıtta neredeyse yüzde 50’ye ulaştı. Eğitim ve yangın uçakları yakıtının Türkiye distribütörlüğünü aldık ve artık doğrudan kendimiz ithal ediyoruz. Yavaş yavaş piyasaya satmaya da başladık.

Merkezileştirdiğimiz finans yönetimi sayesinde gerek mali işler personeli gerekse mali kaynaklarımızdan daha verimli istifade ediyoruz. Açıklarımızı daha net görüyor ve zamanında müdahalelerle daha hızlı kapatıyoruz.

Bütün işletmelerde en büyük kaynak insandır. Bu kaynağı verimli hale getirmek için çok uğraştık ve daha çok uğraşacağız. THK İnsan Kaynakları Direktörlüğü, eşit işe eşit ücret politikası başta olmak üzere, çalışanlarımızı verimli hale getirmek ve süreçleri geliştirmek için gayretle çalışıyor.

Bütün THK’nın icrai fonksiyonlarını genel merkezimizde toplamak , gerek süreçleri gözlem altında tutmak gerekse daha az sayıda ama daha yüksek verimde personelle çalışabilmemizi sağladı. Gelecekte THK bu yapının meyvelerini fazlasıyla toplayacaktır. Amacımız seçilmiş herhangi bir yönetim tarafından kolayca idare edilebilecek ve denetlenecek bir THK oluşturmak. Bunu da şimdilik % 90 oranında sağladık.

Kurum ve Üniversite genel sekreterleri, THK’ya bağlı şirketlerin genel müdürleri ve THK direktörleri büyük Türk Hava Kurumu ailesini temsilen benim talimatımla hiç aksatmadan haftalık icra toplantıları yapıyorlar. Oy birliğiyle alınan kararları onaya sunuyor ve günlük işleri yürütüyorlar. Bu şekilde eş güdümü sağlamış olduk. Gerektiğinde daha dar ve daha geniş kapsamlı toplantılar da icra ediliyor.

Potansiyel projeleri ayrı ayrı değerlendiriyor ve takibe değer olanlar için çalışma ekipleri kuruyoruz. Bu manada THK havacılık sektörünün potasına dönüşüyor.

THK’da, çalışana muhtaç olan iş modelini terk ettik. 93 yıllık THK tecrübesine binaen yeni sitem tesis ettik. Şimdi büyük bir gururla söyleyebilirim ki, herhangi bir yöneticimiz veya çalışanımız işten ayrışa yerine istihdam edeceğimiz yeni personelin adaptasyon süresi en fazla 2 haftadır.

Yönetimde en önem verdiğimiz şey ciddiyet. Havacılıkta da organizasyonlarda da ciddiyet çok önemlidir. Ciddiyet ve gayretle üstesinden gelemeyeceğimiz bir hususun olduğuna inanmıyorum.  

Üniversitemizi yeni baştan dizayn ettik. Mütevelli heyetine yeni atamalar yaparak THK orjinli üyelerin temsil nispetini yükselttik. Öğrenci alımı durdurulmuştu, mahkemeden iptal ettirdik. Gelecek yıldan itibaren üniversitemiz tüm borçlarından kurtulmuş ve güzide bir yapı olarak Dünya çapında başarılarıyla yoluna devam edecektir. Dosta güven düşmana endişe verecek şekilde…

2 yıl evvel THK uçuş akademimiz fiilen batık durumdaydı. 24 uçağından sadece 5’i faal idi. Üniversitemiz dahi öğrencilerini içerde ve yurtdışında başka uçuş okullarına gönderiyor, kendi kaynaklarımız heba oluyordu. Evvela buna dur dedik ve meseleyi büyük bir ciddiyetle ele aldık. Artarda haftalarca toplantı yaptık. Bugün sizlerle paylaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum ki uçuş okulumuzun tüm uçakları faal hale geldi. Yılsonu itibariyle önemli bir kar bekliyoruz ve karımız artarak devam edecek. Tıpkı eski şaşalı günlerimizde olduğu gibi…

Başlangıçta çok örselenmiş durumda olan şirketlerimizden biri THK Teknik idi. Onu da Allah’ın izniyle adeta küllerinden sil baştan doğurduk. Bugün kendi filomuzdaki uçakların motorlarının (elbette piyasa ve Dünyadaki motorlar da dahil) depo seviyesi bakım ve revizyonlarını yapma kabiliyetine sahip fevkalade bir kuruma dönüştü. Böylece tamamen yurtdışından satın almış olduğumuz bir hizmeti kendimiz sağlamaya başladık ve THK olarak karımızın yanında yıllara sari milyonlarca doların Ülkemizde kalmasını sağladık. Ayrıca gün geçmiyor ki THK Teknik yeni bir kabiliyet kazanmanın eşiğinde olmasın. Birçok hedefimize doludizgin gidiyoruz.

Şimdi sizlerle THK’nın talihini değiştirecek heyecan verici yepyeni bir haberi paylaşacağım. Konuşmamın başında Atatürk’ten mülhem ‘büyük işlerden’ bahsetmiştim. Paylaşacağım haber bunlardan biri. THK tarihinde ilk kez bir Savunma Sanayii Projesi ihalesi kazanarak savunma sanayii sektörüne giriş yaptık. Geçen hafta sözleşme tutarı 50 Milyon dolardan fazla olan Silahlı Kuvvetlerimizin elindeki 17 helikopterin bakım ve yenileme işini aldık. Hakikaten bu projeyle THK için yeni bir çağ başlattık. Isparta’daki şirketimiz ASAL ile birlikte iç ve dış alt yüklenicilerimizle rekor bir sürede, 16 ayda bu helikopterleri yenileceğiz. Bununla bağlantılı yeni işler için de çalışmalarımız sürüyor.

İktisadi İşletmemiz büyük bir başarı ve karlılıkla yangın söndürme işini sürdürüyor. THK Teknik ve Lojistik Direktörlüğünün desteği sayesinde bu yıl da verimli bir şekilde bu operasyonumuz devam edecek. Tasarım harikası yangın uçaklarımız maalesef yavaş yavaş kullanım ömrünü dolduruyor.   Bu yılsonunda yeni ihale yapılacak. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.

Kapadokya ve Pamukkale’de ticari balon faaliyetimiz mevcut. Yıllardır zarardayız, verim alamıyoruz. Sıra takip ettiğimiz daha büyük meselelerden bu işe ancak geldi. Kurumumuza yıllık zararı neredeyse 1 milyon lirayı buluyordu. Geçen hafta başarılı bir operasyonla sadece pazarlama hakkını bir şirkete verdik ve THK’ya garanti 1 milyon 800 bin lira ödedi. Üstelik peşin olarak. BU sayede faaliyetini askıya aldığımız balon pilot okulunu yeniden açacağız.

Ambülans helikopter kontratının sonuna yaklaşıyoruz. Bir kısmı bu yıl Ağustos’ta bir kısmı da seneye bitiyor. Yeni ihale önümüzdeki Nisan’da. Hazırlık yapıyoruz.

THK’da göreve talip olmamdaki en büyük etken, İstanbul Laleli’deki otelimizin hazin peşkeş çekilme hikâyesi idi. Çok şükür o davada iyi bir noktaya geldik. Kiraların bir kısmı şu an doğrudan bize ödenmeye başladı. Davalar devam ediyor. Mesaimizin neredeyse yarısından çoğunu o iş için harcadık, harcıyoruz. Ama buna fazlasıyla değiyor. Oradaki kayıp paramız en az 50 milyon dolar ve bu miktardaki bir parayı kazanmak için THK yarım milyar dolarlık karlı bir iş yapmak zorunda. Bu işin önemini kavradığımız için bütün gücümüzle üstüne düştük. Büyük oranda çözümlenen ve ucu çok derin yerlere giden bu meseleyi inşallah çok yakın zamanda tamamen çözüp önünüze getireceğiz. Bu işin başarılmasında hakikaten büyük özveriyle çalışan Konya Şubesi Başkanı ve THK Başkanı hukuk başdanışmanı Nezih Bey başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürü THK adına borç bilirim.

Başardığımız ve başaramadığımız konular var. Hala mali problemlerimiz mevcut, ama tünelin ucu göründü. Milletimizin ve camiamızın desteğiyle Türk Hava Kurumu bunların hepsinin üstesinden gelecektir.

Gelelim en mühim habere. Yalnızca THK için değil Ülkemiz için de çok önemli bir haber bu. Ankara’ya gece döndük. Basından takip etmişsinizdir. Hakikaten THK’nın gücünü bizlerin dahi daha iyi idrak etmesini sağlayan bir başarıya imza attık… Kıymetli arkadaşlarım.2020 Dünya Hava Olimpiyatları Türkiye’de yapılacak…

Gerçekten üzerinde kitap yazılacak bir strateji, taktik ve ortak çalışma becerisiyle başardık bunu. Biraz anlatmak istiyorum:

THK’nın son yıllarda içinde bulunduğu buhranlı durum, bir kısmı gerçekten olmuş, bir kısmı da THK üzerinde kötü emelleri bulunan çirkin bir kitlenin yönlendirmesiyle çıkan basın haberlerinden dolayıdır. En baştan beri biliyoruz ki bu karanlığı kovmamız için, mevcut durumu negatiften pozitife döndürmek zorundaydık. Bunun için basın değeri olan eyleme ihtiyacımız vardı. Öyle bir eylem ki sadece THK olarak bizi değil, toplumu, devleti ve iş alemini heyecanlandıracak bir eylem… Hedefi belirledik ve adım adım bu hedefe yürüdük.

Bu eylem hiç şüphesiz, THK’nın varoluş gerekçesi olan sportif ve amatör havacılık alanında dünya çapında bir eylem olmalıydı. Göreve ilk geldiğimde 2015 sonunda Dubai’deki Dünya Hava Olimpiyatlarına ziyaretçi olarak katılmış ve bağlı bulunduğumuz FAI yönetimi ile ilk teması sağlamıştık. Yani 2 yıl önce. Bir sporcumuz seçilebilmişti ancak oyunlara. Olağanüstü bir görsel şovdu. Yüzbinlerce izleyici büyülenerek izlemiştik faaliyeti. Çok etkilenmiştik. O gün, acaba böyle bir faaliyeti ülkemize çekebilir miyiz diye düşündük.

Bu oyunların ilki, bazılarınız hatırlar 1997’de ülkemizde yapıldı. Gerçi o günden bu güne neredeyse her şey değişti. Değişmeyen tek şey, bu organizasyonun ev sahibi ülkeye kazandırdıklarıydı. O faaliyeti bir rapor şeklinde, o dönem oyunlar koordinatörlüğü yapan THK yöneticisi Bahattin Adıgüzel çok güzel bir şekilde kitaplaştırdı. Kitabı okudum ve tüm icra ekibime okumaları talimatını verdim. Sizler de mutlaka edinip okuyun. Kitapta 1. Hava oyunlarının toplumda ele alınış şekli, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, iş dünyası, medya ve sair kuruluşlarımızın faaliyete ilgisi dikkatimizi çekti. Kıyaslama yaparak bulunduğumuz noktada yönetim becerilerimiz ve bağlantılarımız sayesinde ve üstüne üstlük FAI ile iyi bir gelir paylaşım anlaşması yaparak bu işin mali olarak altından kalkabileceğimiz anladık. Hatta yerinde adımlarla THK’nın kar dahi elde edebileceğini gördük. İçinde bulunduğumuz durumdan çıkmak, yeniden medyada iyi haberlerle anılmak için çok iyi bir fırsattı.

Biz, Şubat 2017’de kendi içimizde bu konuları müzakere ediyorduk ama oyunların sahibi olan Dünya Havacılık Federasyonu (FAI) cephesinde başvurular kapanmış ve artık kazananı belirleme sürecine girilmişti. Biz, FAI nezdinde gayri resmi olarak talebimizi dile getirdiğimizde THK’nın gücünü fark ettik. FAI yönetimi, 1929’dan beri en prestijli üyelerinden biri olan THK’nun oyunlara ev sahipliği yapma talebini olağanüstü gündemle kabul etti. Gerekçe, ilk dünya hava oyunlarını bizim yapmış olmamızdı.

Başlangıçta ev sahipliği için 8 ülke başvurmuştu. Biz başvurduğumuzda bunlardan ikisi kısa listeye kalmış durumdaydı (ABD ve Malezya).Biz, dışardan ve doğrudan kısa listeye dahil edildik ve kıyamet koptu. 2017 Ekim’inde Lozan’da FAI büyük kongresi vardı.

Her şeye rağmen başvuruyu yaptığımızda kazanma ihtimalimiz doğrusu sıfırdı. Hatta FAI rekabeti kızıştırmak için başvurumuzu kabul etti diye de düşündük. Ama camiamıza ve Türk kamuoyuna en azından ölmediğimizin ve büyük hedeflerimiz olduğunun mesajını vermek istiyorduk. Şansımız, hakikaten olağanüstü taktik ve stratejik çalışmalarımızla günden güne arttı. FAI Genel başkanı, Genel Sekreteri ve Genel Direktörü tesislerimizi ziyaret ettiler ve altyapımızdan çok etkilendiler. İyi bir başlangıç yapmıştık. Ardından teknik ekip ziyaretleri geldi. Onları karşılayıp ağırlayan personelimiz sayesinde hepsi iyi duygularla ülkelerine döndüler. Lozan’a defalarca gittik geldik. FAI Ekim kongresinde gerilim en üst seviyeye çıktı. FAI Genel Yönetim Kurulu, bir yıl evvel Endonezya’daki kongrede oylama yapmış ve 2020 Dünya Hava oyunlarına ev sahipliği yapacak ülkeyi belirlemek için delegelerden yetki almıştı.

FAI kongresine girdiğimizde üçte bir kazanma şansımız vardı. Yaptığımız görüşmeler neticesi Malezya yarıştan çekilmeyi kabul etti. ABD ile biz kalmıştık. Aslında evvelden ABD Hava Kurumu ile ilişkilerimiz iyiydi. Bu olaylar üzerine bizimle teması kestiler. Politik arenada da ABD Türkiye ilişkileri kötüye gidiyordu. ABD oyunları organize etme işini büyük bir şirkete vermişti. Bu şirkette bir lobi firmasıyla anlaşmış ve çok yoğun bir çalışma gerçekleştirmişti. FAI ekibinin ABD’yi 16 kez ziyaret ettiğini biliyorduk. ABD’nin kazanması kesin görünüyor hatta ABD heyeti tebrik kabul ediyordu. Türkiye’nin aday oluşu işleri bozmuş görünüyordu.

ABD, başvurumuzun süre bittikten sonra kabul edildiği tezini ileri sürerek FAI yönetiminin taraflı davrandığını, bu sebeple 2016’da kendilerine verilen kazanan ülkeyi belirleme yetkisinin geri çekilmesini istedi. FAI Başkanı-ki kendisi eski bir politikacıydı ve Türkiye hakkında çok iyi duygular beslemekteydi- teklifi kabul etti ve oylamaya açtı. Nefesler tutulmuştu.

Çok riskli bir oylama olacaktı. Çünkü ABD’nin talebi doğrultusunda oy verilirse, FAI yönetimi güvensizlik oyu almış olacak ve düşecekti. Aksi olursa Türkiye’nin ev sahibi ülke oluşu delegeler tarafından tescil edilecekti. Çok şükür ikincisi oldu ve yapılan ilave çalışmalar ve ziyaretler neticesi; Hollanda, İspanya, Kanada, İzlanda, Yeni Zelanda, İsveç ve Lüksemburg’dan oluşan FAI yönetim Kurulu, elbette ara vermediğimiz yoğun lobi faaliyetimiz neticesi oy birliğiyle Türkiye’nin kazandığına hükmetti.

İki gün önce, Olimpiyat Başkenti Lozan’da bütün sporların kalbi kabul edilen Olimpiyat Müzesinin tören salonunda, FAI Başkanı Bay Brink ile 2020 Dünya Oyunları anlaşması imzasını attık. Türkiye Cumhuriyeti Bern Büyükelçisi Sayın İlhan Saygılı ve Cenevre Başkonsolosu Sayın Sait Uyanık da törende sevincimizi paylaştı. Konunun uluslararası siyaset boyutunu Türk televizyonlarına verdiği röportajda değerlendiren çok tecrübeli Sayın Büyükelçi; ‘ Ülkemiz açısından sıkışık bir dönemde, Türk Hava Kurumu’nun böylesine birinci sınıf ve devasa bir organizasyonu ülkemize alması, büyük bir başarı hikâyesidir.’ dedi. Bu hususta biz de mütevazı olmayacağız: Gerçekten büyük başarı hikâyesidir.

Bu olay bize THK markasının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. 1997’de ilkini yaptığımız Dünya Hava Olimpiyatları neticesi Türkiye her yıl 100 milyon doların üzerinde gelir elde ediyor. Kapadokya ticari balon faaliyeti ve Babadağ yamaç paraşütü faaliyetinden. Bu faaliyetlerin temeli 97’deki hava oyunlarında atılmıştı. 2020’de inşallah daha fazlasını yapacağız. Bu vesileyle 1997’de bu oyunların alınmasında emeği geçen THK Genel Başkanı merhum Atilla Taçoy’u rahmetle anıyorum. Dönemin yöneticilerine teşekkür ediyorum.

Değerli hazirun. FAI’ye üye ülkelerde 2 buçuk milyon lisanslı hava sporcusu var. Bunlar orta ve üst gelir gurubuna dahil, iyi eğitilmiş insanlar. Dünyanın her yerine seyahat ediyorlar. Sayıları hızla artıyor. Bu eylemle Ülkemizi bu kitle için bir cazibe merkezine döndüreceğiz inşallah.

Başlangıçta bizim için dahi büyük bir hayal olan 2020 Dünya Hava Olimpiyatları rüyası gerçekleşti.

İmza töreni sonrasında yaptığım konuşmayı bir Fransız düşünürün sözüyle bitirmiştim: ‘Dünya iyimserlere aittir. Kötümserler sadece seyircidir’.

Bu konuyu atlamamam gerekir. Başarılarımızın tümünde bir kısmı burada aranızda olan iyi insanların, THK çalışanlarının ve gönüllülerinin büyük emeği var. Zora düştüğümüzde her kimden yardım istemişsek geri çevrilmedik. Sizlerin desteğine ve hepsinin üstünde Allah’ın yardımına her daim güvendik.

FAI Başkanı Frits Brink de her yönüyle oyunların ev sahibi olmayı hak eden Türkiye’nin kazanmasından çok memnun olduğunu dile getirdi ve konuşmasını şöyle bağladı. ‘2020’de belki FAI Başkanı veya sıradan bir ziyaretçi olarak (bu yıl FAI Başkanlık seçimleri olacak) Türkiye’de olacak ve tarihteki en görkemli hava oyunlarına ev sahipliği yapacak ülke için ne kadar isabetli bir karar vermiş olduğumuzun gurunu yaşayacağım. Önemli olan unvanlarımız değil, kararlarımızın isabetli olmasıdır. ‘

FAI Başkanının düşüncelerini aynıyla paylaşıyor, dinamizmimiz sayesinde gelecek yılların havacılık alanında Türk Hava Kurumu ve Türkiye’ye üstün başarılar getireceğini biliyorum. Bizlere düşen, bize inananları sükut-u hayale uğratmamaktır.

Burada bulunduğunuz ve sizlerin yarattığı bu heyecana iştirak ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

‘İstikbal göklerdedir!’

                                                                        Kürşat ATILGAN

                                                                    THK Genel Başkanı

 

Okunma 932 defa Son Düzenlenme Salı, 10 Temmuz 2018 11:24
Copyright © 2018 THK. All Rights Reserved. Designed by www.thk.org.tr